Oğuz Tâifesinin Lisânıyla Dedem Korkud'un Kitabı DESTANLAR

Ürün Kodu:dest01

Stok Durumu: Stokta var

KDV Dahil: 25,00TL
KDV Hariç: 25,00TL
Miktar:
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

Dede Korkud Kitabı, millî irfan kaynaklarımızın en başında yer alan bir kahramanlık destanları derlemesidir. Muhtelif zamanlarda Oğuz geçmişinin, Oğuz an’anelerinin, Oğuz töresinin, Oğuz îmânının, kısacası öz be öz Türklük ocağının od’unda pişmiş bir millî seciye manzumesidir.

Onda biz, dilimizin en verimli, çağıldayan söyleyişlerini, göçebe Türk cemiyetinin ve kabile hayâtının en arı unsurlarını, temiz Müslüman îmânının cûş u hurûşunu, anne, baba, kardeş, eş ve yurt sevgisinin, inhirafsız bir sadâkatin en yalın numunelerini buluruz.

Belki büyük Oğuz destânının kaybolmuş parçalarının elde kalan hikâyeleri olan bu şiirsel nesirin heyecan dolu destansı dilinden, içinde yükselen hayır dualarından, içine serpilmiş kutlu atasözlerinden sürekli yararlanmak, bu ulu irfan çeşmesinden her vesileyle kana kana içmek ve yetişen nesillerin onu ezberlemesini sağlamak en mühim vazifelerimizden biri olmalıdır.

Destânlar, kayda geçiren anlatıcının ifâdesine göre Hz. Peygamber’le çağdaştır. Ayrıca Peygamberi görüp onun sahâbesi olarak Oğuz yurduna dönen bir karakter de vardır. Bunlar, şüphesiz masalsı ifâdelerdir; ancak masalla gerçeğin sınırlarını ayırmanın her zaman kolay olmadığı da malûmdur. Bazı başka kaynaklar (Câmi’üt-tevârih gibi) Dede Korkud’u Oğuz hanlarından Kayı İnal’ın yanında ve yine Peygamber’le çağdaş gösterirken, bazı kaynaklar (Şecere-i Terâkime gibi) da Dede Korkud’u Peygamberden 300 yıl sonra yaşamış olduğunu belirttikleri Salur Kazan’la çağdaş göstererek Abbasîler dönemine yerleştirmiştir. Bu masalsı rivâyetlerin birtakım gerçekleri karşılayabileceğini düşünen kimi ilim adamları, Dede Korkud’un Göktürkler zamanındaki Oğuz yabguları nezdinde bulunmuş bir bilge-vezir olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Destânın, müslümanlığa yeni intisâb etmiş bir bozkır topluluğunun geçiş dönemi ürünü olarak da görülmesi bu târihlendirmeyi mâkûl gösterse de kesin bir şey söylemek yine de mümkün değildir. Destanların coğrafyası da Türkistan’la Azerbaycan, Doğu Anadolu, Kafkasya arasında yer alan millî bir coğrafyadır. Buradan bazen Umman’a da uzanır kahramanlarımız.

Dede Korkud Kitabı’nın 15. – 16. asırlarda,  bilhassa Akkoyunlu coğrafyasında yazıya geçirildiği düşünülmektedir. Bilhassa Bayındır Hân’a verilen ehemmiyet ve onun hanlar hânı olarak yüceltilmesi, ayrıca destânın coğrafyası –daha doğru bir söyleyişle– Türkistan’dan Doğu Anadolu’ya taşınan coğrafyası göz önüne alınırsa bu görüş doğru kabûl edilebilir. Kayda geçiriliş târihi de problemli değildir; zîrâ bu asırlarda Türklük burcunun ferâmuzu olan Osmanlılar’da da Oğuznâme söylemek, dinlemek, bu hikâyelerle şenlik etmek yaygın bir eğlencedir. 16. asrın meşhur nişancısı Celâlzâde Mustafa’nın Tabakât’ına göre, Mohaç Savaşı’ndan önceki gece ordugâhta “Din yolunun serbazları, meydân-ı gazâ kurbanları, Rumelinin delüleri, divaneleri, şeştar, tanburlar, kopuzlar nevaht idüb Oğuz gazâlarının hikâyet-efruzları ozanlar çalub çağırub şenlikler, şâdilikler iderlerdi.”

Yorum Yap

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz: