Theologia'nın Esasları -Felsefe'nin ve Teoloji'nin Nazariyatı Üzerine Bir İnceleme-

Ürün Kodu:te001

Stok Durumu: Stokta var

KDV Dahil: 15,00TL
KDV Hariç: 15,00TL
Miktar:
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

Bu kitap, “nazariyat’a dair fikriyat’ın esasları” üzerine bir incelemedir.

“Nazariyat’ı”, “theoria” karşılığında kullandık; “nazariyat’a dair fikriyat’ı” ise, “theo-logia” karşılığında. “Teoloji’yi”, “theos fikriyatı” ile karşıladık. Sebeplerini, “Giriş’te” ve metnin içerisinde anlattık.

“Nazariyat’a dair fikriyat”, “dil’in ve düşünce’nin imkan’ları” itibariyle, “felsefe’nin” ve “teoloji’nin” çerçevesini oluşturur. Bu manada “çerçeve”, “nihai sınır’dır”.

“Nihai sınır” olarak “çerçeve” görünür kılınmadan, “felsefe’nin” ve “theos fikriyatı’nın”, yani “teoloji’nin” esaslarına ve bu esaslar itibariyle düşünülen meselelerine nüfuz edemeyiz.

Bahis konusu “çerçeve” incelendiğinde, “felsefe’nin” ve “teoloji’nin” zeminlerinin müşterek olduğunu görürüz.

“Felsefe” ve “teoloji” arasında, zeminin müşterek olması sebebiyle, mahiyet ve esas bakımından da bir fark bulunmaz.

“Nazariyat’a dair fikriyat’ın” ele alınması, aynı sebeple, “kilise’ye” mahsus “theo-graphia’nın” mahiyetinin anlaşılması bakımından da gereklidir. Bu manada “theo-graphia”, “kilise’ye” mahsus “kanun metni’ni” de içerir.

“Nazariyat”, yani “theoria”, alışıldık manada “kuram” sözcüğü ile karşılanamaz.

“Kuram”, esas itibariyle, bir “düşün’sel yapı’dır”; yani, “fikriyat” manasında “logia’dır”. Oysa “nazariyat”, “psukhe’nin” bizatihi “seyr’et’mek icraat’ı’dır”; yani “theoria’dır”. 

“Nazariyat” kavramını, “dil arkhitektonik’i” ve “mantık arkhitektonik’i” fikirleri esasında ele aldık. Bu yolla, “dil arkhitektonik’i” itibariyle düşünülen “dil’ler’in”, “teşkil etmek” ve “nakl’etmek” bakımından “imkan’larını” ve “nihai sınır’larını” anlattık.

Böylece, geniş manada “theo-logia’ya”, yani “nazariyat’a dair fikriyat’a”, ve bu itibarla da “teoloji’ye” ve “felsefe’ye”, “çerçeve” çizdik. “Nazariyat’a dair fikriyat’ın” esaslarını, bu “çerçeve” yoluyla dile dökmeğe gayret ettik.

Bu incelemenin zemini, “Anadolu mayası’dır”.

Ancak, bu incelemede, “Anadolu mayası’ndan” açık olarak bahsetmedik; “Anadolu mayası’nın”, yani “Türkistan’dan gelen kelam’ın”, “nazariyat’a dair fikriyat” ile esasen bir alakasının bulunmayışı sebebiyle.

“Kelam”, ne “fikriyat” olarak “logia’dır”, ne de “nazariyat” olarak “theoria’dır”. Üstelik bizatihi “Kelam’a”, “fikriyat” veyahut “nazariyat” yoluyla “temas” edilemez. Sebebini, “Theos Fikriyatı Olarak Theo-logia” başlıklı bölümde kısaca anlattık.  

Bu inceleme yoluyla, “Anadolu mayası’nı”, Grek-Latin-Kilise diyarına mahsus “theo-logia’dan” ve bu esasta tesis edilen “felsefe” ile “teoloji’den” kesin çizgilerle ayırdık.

Ancak, “nazariyat’a dair fikriyat” bahsini, daha sonra, “theos fikriyatı” içeren bir “theo-logia metni’ni” “incelemek” ve “çerçeve’lemek” suretiyle kapatacağız. Bu yolla, “kilise theo-graphia’sı’nın” esaslarına da daha yakından temas etmiş olacağız.

Metinde geçen çok sayıda “tırnak”, “oku’yan” bakımından gereksiz, bunaltıcı ve hatta yanıltıcı olarak değerlendirilebilir. Doğrudur; buna itiraz edemeyiz.

Ancak, “yaz’an” itibariyle ifade edersek, “tırnak’lar”, “bineğin yavaşlatılması” ve “kavram’ların, bağlam haricindeki varlıklarının” korunması bakımından gereklidir; “düşünce’nin imkan’ı’nı” bu yolla da açık tutarak. “Tırnak’lar’ı” bir “sorun” olarak değerlendiren “oku’yu’cu” için, bunların “yok sayılarak” metnin “oku’n’ma’sı’nı” önermekten başka bir çare düşünemiyoruz.

Bu incelemenin zemini, “Anadolu mayası’dır”. Bu bakımdan, bu incelemede yeni bir şey söylemedik; Anadolu’da yüzlerce yıldır bilinenleri sadece kısmen ve de tekraren anlatmağa gayret ettik, o kadar. Bulunacak eksikliklerin sebebi, bu kısmi tekrar itibariyle, dikkatimizin yetersizliğidir.

Yorum Yap

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz: