Türkiye Günlüğü

Ürün Kodu:TG143

Stok Durumu: Stokta var

KDV Dahil: 25,00TL
KDV Hariç: 25,00TL
Miktar:
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

 Yaz mektubu

Elinizdeki 143. Türkiye Günlüğü, birçok açıdan bu güne kadar çıkardığımız en şayân-ı dikkat ve en farklı sayılardan biri oldu. Bu farklılıkları, herhangi bir ehemmiyet sırasına koymaksızın dilime geldiği gibi anlatmaya çalışayım.
Birincisi, bendenizin ve hemcinslerimin hâricinde ilk def’a bir hanımefendi kızımız, kardeşimiz, ülküdaşımız, meslekdaşımız çıkıp Türkiye Günlüğü’nün bir sayısının, o sayıdaki “dosya”nın bütün mes’uliyetini deruhte etmeği göze alıyor ve aylarca süren görülmemiş bir azim, gayret ve mesâî sergileyerek tek başına muazzam denecek bir iş çıkarıyor. “Muazzam” lâfzında hiç kimse mübalâğa filân aramasın. Siz kalkıp Doğu Türkistan gibi önüne gelen her “sağcı”nın konuşup yazdığı, tâbir câiz ise “esip savurduğu” bir meselede evvelâ “tematik” bir tasnife girişip böyle bir sayıda nelerin işlenmesi gerektiğini ehliyetle vukufla tesbit edeceksiniz, sonra hangi mevzunun mütehassısı kimdir, suâlinin cevabı istikametinde, her biri sahasının otoritelerinden sayılan bunca kıymetli âlim, akademisyen, araştırmacı ile temas kurup, konuşup tartışıp en isâbetli ve en verimli iş bölümünü de temin edip tabiî ahvâlde  belki bir senede ancak tamamlanabilecek bir çalışmayı birkaç ayda hitama erdireceksiniz!.. Bu yetmemiş gibi, çoğu İngilizce yazılmış makalelerin tercümesiyle de uğraşacaksınız!.. Hem de ne uğraşma!.. Bütün yazılar ve tercümeleri tek tek gözden geçirilecek, bazıları  âdetâ yeniden tercüme edilecek, birkaçı ise bizzat tercüme edilecek!.. Bütün bunların üstüne bir de telif takdim yazısı kaleme alınacak!..
Ben sıralamaktan yoruldum neredeyse.
Bütün bunların hepsini bir kişi becerdi, bir kişi hâlletti. Bu kişi Aybike Şeyma Tezel’dir. Kendisi –yazısının künye kısmında da göreceksiniz- Indiana Üniversitesi Merkezi Avrasya Çalışmaları ve Antropoloji bölümlerinde doktora talebesi ve araştırma asistanıdır. Türkiye Günlüğü’nün daha evvelki bazı sayılarında Orta Asya meseleleri hakkında yazdığı fikrî ve ilmî muhtevâsı zengin yazılardan da ismine âşinâ olanlar muhakkak çıkacaktır aranızdan. Arkadaşımız verdiği emek ve meydana koyduğu gayret ve nihayet devşirdiği semere ile bu sayının yalnız “editör”ü değil, aynı zamanda “mühendisi – mimârı” ve hattâ “sahibi”dir de… Bu genç kardeşimizi, ülküdaşımızı sadece muhabbetle değil, hürmet ve şükranla kucaklayıp bağrımıza basmalıyız; bunu sonuna kadar haketmiştir.
Bu sayıdaki bir diğer farklılık, yine “editör”ümüzün tavsiye ve telkini ile Doğu Türkistan’daki ecdat yâdigârı muhteşem eserlerden birine ait, hem de kendi çektiği fotoğrafın kapak kompozisyonumuzda yer almasıdır; beğeneceğinizi umuyoruz.
“Sayı”nın başka bir farklılığı da, değerli Işık Kuşçu hocamız dışında diğer bütün yazarların Türkiye dışında ikamet ediyor oluşudur. Bu farklılığın zikredilmeğe değer tarafı ve manâsı şudur: Böylesine sıcak ve bizler için hakikaten “can yakıcı” bir meseleyi iç siyasette ele alındığı ve tüketildiği hâliyle ve kuru bir ideolojik bakış tarzı ve tercihle sınırlı biçimde tartışmak yerine daha “mesâfe”li durarak irdeliyebilmenin belki kolay ve fakat en “emin” yollarından biri bu olacaktı.
Benim görebildiğim ve yahut da görmek istediğim şekliyle küçümsenemeyecek farklılıklarla iyi bir sayı sunuyoruz okurlarımıza. Sırf iyi hazırlanmış, emek, bilgi ve yüksek zihnî vasıflar isteyen kaliteli “metin”lerden mürekkep olduğu için “iyi” bir sayı değil elinizdeki Türkiye Günlüğü, aynı zamanda siyasî ve diplomatik aktörler için aydınlatıcı, bilgilendirici ve yol gösterici birçok ip ucu da barındırıyor. Bunlar, sağlam ve netîce alıcı bir politik “pusula” inşâ etmeğe yardımcı olabilecek kıymette ip uçlarıdır bence… Söylemeğe bile hâcet yok ki, en başta sevgili editörümüz Aybike Şeyma Tezel olmak üzere emeği ve hizmeti geçen herkese, nâçiz şahsım ve okurlarımız adına en samîmî şükranlarımı arzetmek benim için gerçekten zevkli bir vazife hükmündedir.
Doğu Türkistan meselesi, daha doğrusu Doğu Türkistan’daki Çin eziyeti ve Çin Komünist Partisi öncülüğünde insanlığa karşı işlenen ağır suçlar ve sistematik zulüm Türk millî bünyesinde olduğu kadar insanlığın sinesinde de ağır rahneler açmış, tükenmez ıztırablar doğurmuştur. Millî ve milletler arası birçok teşekkülün sürekli ikazlarına ve ağır tenkidlerine rağmen Çin idâresinin 1949 tarihli “Sözleşme”deki “soykırım” târifine girebilecek insaniyete sığmaz fiilleri işlemekten aslâ vazgeçmemesi karşısında müessir bir fiilî müeyyide imkânı bulunmadığına göre, insanlığın müşterek vicdânını harekete geçirici adımlar hâricinde, doğrusunu söylemek gerekirse bu gün için yapılabilecek fazla bir şey yoktur. O “müşterek vicdân”ı harekete geçirecek asıl sâik ise öncelikle bütün Türk Dünyası ve sonra da İslâm âleminin ma’şerî şuurudur. İcâb eden maddî ve manevî kudret de enerji de ancak bu “ma’şerî şuur”la istihsâl edilebilecektir.
Dünya umumî efkârının dikkat ve tepkisini Doğu Türkistan’daki insanî fâciâ üzerinde yoğunlaştırmasını ABD’nin global ekonomik – politik hesap, hedef ve stratejilerinin gereklerinden beklemekle yetinemeyiz. Daha kestirme bir ifâde ile Doğu Türkistan’daki millî, dinî ve insanî felâket, ABD başta olmak üzere Batılı büyük güçlerin “zarûreten” Çin aleyhtârı siyasetlerinin “ek”inde yer bularak önlenemez! En başta Türk ve İslâm Dünyasının ayağa kalkması gerekiyor. İyi de bu lagar ve kendi içinde bin parçaya bölünmüş “Dünya”yı ortak bir gaye ve dava etrafında ayağa kaldırabilecek güç kimde ve nerede mevcut olabilir, suâlinin de pratik değeri olan bir cevabı, maalesef ki, yok. Her şeye rağmen Türkiye ve Türkiye Türkleri ne yapabileceklerse yegâne ümit ve çâre de odur. Bizi üçüncü kere Doğu Türkistan dosyası hazırlamaya sevkeden de esâsen bu anlayış ve inançtır.
. . . . .
Bu senenin son sayısını, Allah ruhsat verir ve kısmet ederse Aralık ayı ortalarında sizlere ulaştırmaya çalışacağız. O vakte kadar sıhhat ve âfiyet dileklerimizle birlikte bilhassa şu malûm salgın musibetine karşı azamî tedbir ve dikkatte kusur etmemek temennîmizi paylaşmak isteriz. Cenâb-ı Hakk cümle masumları muhafaza buyursun.
Bâkî selâm ve muhabbetle…
                                                                                                                                                                                                                               Mustafa Çalık

 

 

Yorum Yap

Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü İyi

Doğrulama kodunu giriniz: